-Reklam-
Yemek kültürümüze yapılan ihanetlerin sonu gelmiyor!
Tarih: 28 Şubat 2012 - 1.875 kez okundu. - Yorum: 0

Tarhana Çorbası

Günlük gazetelerimi okurken  “Çorba,mutlaka” başlıklı bir yazı ilgimi çekti ve konu da tarhana ile ilgili olunca okumaya başladım. Yemek konusunda ödüllü kitaplar yazan Sahrap Soysal, köşesinde yazdığı bu yazısı ile beni hayrete düşürdü. Okuduktan sonra gazeteyi bir tarafa bırakıp konuyu da unutabilirdim elbette, ancak geleneksel yemeklerimiz ile ilgili yapılan yanlışlara artık tahammül edemez hale geldiğim için bu yazıyı yazmak da gerekli oldu benim için.

Yemek ile ilgili yazılar yazmak veya lokantalara giderek tatları ekranlarda tanıtmak özellikle son yıllarda konu hakkında uzman olan ya da olmayan bir çok kişi için ekmek kapısı oldu. Kimisi programın parasını cebinden ödeyerek televizyonda yemek yapıp sohbet ediyor, kimisi de her gün yazı yazma zorunluluğu olduğundan ve konu sıkıntısı çektiğinden haddini aşarak geleneksel yemek kültürümüze kötülük yapmaktadırlar. Tabi bunlardan en kötüsü de önceki yıllarda 5 kişinin bir masa etrafında ahlaksız ve seviyesiz duruşları ile yemeği alet ederek birbirlerini aşşağıdıkları “yemekteyiz” programını da anmadan geçemeyiz. Bu yarışmaya adı-sanı duyulmuş aşçıbaşıların da destek vererek yarıştıklarını ise hangi sözlerle eleştirmeli bilemiyorum.

Şimdi yukarıda bahsettiğim yazının içeriğine geçelim ve yazıdaki tarhananın hazırlanışına göz atalım:

 ” Tarhana kuruyup sofraya gelmeden önce pek çok işlemden geçiyor. Buğday ununa yogurt ekleniyor ve karışım büyük kazanda pişiriliyor. Kazanda ılık hale gelmesi beklendikten sonra biraz daha buğday unu ve maya eklenerek yoğruluyor. Kuruması beklenen tarhana iri parçalar halinde torbalara konuyor. Uzmanlar sabahları erken kalkıp işe giden erişkinlere ve okul çağındaki çocuklara da özellikle tarhana çorbası içmelerini öneriyorlar. Çünkü Türk mutfağının vazgeçilmezi olan çorba bakteri ve mikroplara karşı vücut direncini artırıyor. Ben de okuldan gelen çocuklarıma mutlaka soğuk yada sıcak çorba içiririm. http://www.hurriyet.com.tr/magazin/yazarlar/19994275.asp “. DEVAMINI OKU »

Gaziantep – Şanlıurfa gurme turundayız
Tarih: 20 Aralık 2011 - 3.003 kez okundu. - Yorum: 5

22 Aralık 2011 tarihinde Şanlıurfa’da düzenlenecek olan “Kaybolan Yöresel Lezzetler” yemek yarışması için juri olarak davet edildik. Pazar akşamı, Şanlıurfa’ya her zaman uçak kalkmadığı için Gaziantep’e gittik. Proje kapsamında görevli olan dostların evsahipliğinde sabaha Katmer yiyerek başladık. Koordinatör Volkan Doğan, fotoğrafçı-Araştırmacı Kemal Vural Tarlan,Ayşe Tüter ve AnnemMutfaktanın herşeyinden sorumlu kişi Işıl ile birlikte çarşı içinde “Zekeriya Usta” adındaki katmerciye gittik. Esnaf lokantası havasında olan mekana girdiğimizde, sabahın o saatinde içerdeki bütün masaların dolu olması aslında katmerin tadı hakkında da önceden fikir sahibi olmamızı sağladı. Taş fırının başındaki yaşlı usta işini büyük bir ciddiyet ile sürdürüyordu. Mekana ismini veren Zekeriya Özsimitçi, babası ile birlikte açmış oldukları işyerini ömrü boyunca sahiplenmeye kararlı gibi görünüyor. Gelen müşterileri güleryüz ile karşılayan oğlu Mehmet Özsimitçi de daha yıllar boyu bu lezzetli katmere sahip çıkacağına da eminim.

Masamıza gelen katmerden önce herkes bir parça aldı. Nefis kaymağın ve antepfıstığının damakta bıraktığı tat hepimizi ikinci lokmaları almaya mecbur bırakmıştı. DEVAMINI OKU »

Tortum’da HES karşıtı yurdumun annelerinden çarpıcı sözler…
Tarih: 15 Aralık 2011 - 773 kez okundu. - Yorum: 0
This text will be replaced

Bir mücadelede anneler var ise, o direniş mutlak doğrudur ve netice alana kadar da sürecektir. Biz de AnnemMutfakta ekibi olarak, suyun tekelleştirilip doğanın ve halkın elinden alınmasına karşıyız. Nerden kazandıkları belli olmayan paralar ile zengin olmuş ve hidroelektrik santral yapma yetkisi kazanmış bir kitlenin üretimini de şaibeli buluyoruz. Erzurum İstanbul’ dan uzak, diyerek tepkisiz kalacak değiliz. Bu topraklarda yaşayan her birey suyuna, doğasına ve haklarına sahip çıkmalıdır.

İkinci bölüm:
DEVAMINI OKU »

2011′de Kurban Bayramı’nda Yenidoğan’daydık…
Tarih: 13 Kasım 2011 - 818 kez okundu. - Yorum: 0

Bayram Baklavası

2011 yılı ne zaman geldi de geçti, hala anlayamıyorum. Yıllar mı çabuk geçmeye başladı yoksa bize mi öyle geliyor diye düşünür dururuz ve aramızda konuşuruz dostlarla. Eminim aynı şekilde birçokları da aynı kaygıya düşmüştür. Yapacak çok iş var ama ne yazık ki zaman yetmiyor gibi geliyor çoğu zaman. Kim bilir, belki de zamanı iyi yönetemediğimizdendir böylesi bir sürat. Sebep ne olursa olsun 2011 yılının sondan 2. ayı içinde Kurban Bayramı’nı da geride bıraktık.
Önceden planladığımız 10 günlük tatilini ne yazık ki gerçekleştiremedik. Hastalıklar yüzünden soğuk havada evden çıkmamayı tercih ettik. Hastalanan torunum Doruk olunca onu bırakıp gitmeyi de istemedik. Neyse ki 3 gün içinde vücuduna nüfus eden mikroplar etkisini azaltıp ateşi düşünce ani bir karar ile geç de olsa tatilimize başlayalım dedik ve yola koyulduk.

Bayramın son günü nihayet köydeydik. Köye varır varmaz da bayram ziyaretlerimizin bir kısmını gerçekleştirdik. Önümüzde sadece 3 gün olduğu için bir kaç günlük faaliyetleri tek güne sığdırmamız gerekiyordu. Ama yağmur da bize kalan günlerde yüzünü gösterdiği için, romatizma ağrılarım pek de fazla faaliyet gerçekleştirmemize izin vermedi. Buna rağmen mantar bulma umudu ile dağa tırmanıp yaylaların bulunduğu bölgelere gittik. 4 koldan, 1 kol da Doruk’u eklersek 5 koldan dağıldık ve mantar aramaya koyulduk. Önceki yağan yağmurun ardından çıkmış olan mantarlar çoktan köklendikleri için bizlere sadece yerinde yeller esen köklere bakıp bir “of” çekmek kalmıştı.

Saat 5′e doğru, neredeyse bir anda kararan hava görüşümüzü de tamamen ortadan kaldırınca, gece karanlığına varmadan dönüş yoluna koyulduk. Neyse ki elim boş dönmeyecektim. DEVAMINI OKU »

Erzurum Uzundere’de düzenlenen gastronomi festivalinde yemekler yarıştı
Tarih: 18 Eylül 2011 - 4.853 kez okundu. - Yorum: 3

Bir önceki günlük yazısında “1. Uzundere Gastronomi ve Mutfak Günleri” ile ilgili haberi sizlerle paylaşmış ve Erzurum’a gideceğimizi bildirmiştim. Evet işte o güzel etkinlik bitti ve evimize geri geldik. Işıl’ın çektiği onlarca fotoğraftan bazılarını aşağıya ekledik ki sizlerde bizimle bu güzellikleri bir parça da olsa paylaşın. Süleyman Engin hocamızın emeklerinin meyvelerini aldığını görmek hepimizi ayrıca mutlu etti. Onlarca kişi proje kapsamında yürütülen yemek eğitimlerini almıştı ve bu etkinlikte hünerlerini sergilemek için can attılar etkinlik günü. Hepsi çocuklar gibi heyecanlı ve mutlu idi. Bu heyecan da hem jurileri hem de proje çalışanlarını ziyadesi ile mutlu etti.

Doğu Anadolu Turizm Geliştirme Projesi (DATUR) ‘nin Uzundere sorumlusu Egemen Çakır’ ın Erzurum sevgisi dolayısi ile yöre tanıtımını ve gelişmesi için gösterdiği çabaları, pansyonlarında kaldığımız Rıza ve  Nezihe Özsoy’ un asaleti ve misafirperverliği, ilçe protokolünün de bu etkinlikler için duydukları heyecanı görmek için seneye yeniden etkinliğin 2. sine sizlerin de gitmesi gerek. Etkinlik coşkuyla gerçekleşti.  Öğrencileri Süleyman hocanın peşini bırakmadılar. Süleyman hocamızın da mutfak kültürüne gösterdiği emekler ve yüreğini ortaya koymuş olması öğrencilerin gözlerindeki heyecandan okunuyordu. DEVAMINI OKU »

Toplam 12 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1234510...Son »


Creative Commons v3 ile Lisanslanmıştır!


© Tüm Hakları Saklıdır - Kaynak belirtmeden alıntı yapılamaz! Türkiyenin ilk yemek televizyonu resmi blogudur.
Blog yazılımı'nı açık kaynak kod kullanıyoruz, lisansı burada. Geliştiren : Fatih Toprak.