-Reklam-
Siyez Buğdayı Kastamonu-İhsangazi
Tarih: 24 Nisan 2009 - 719 kez okundu. - Yorum: 17

Türk halkı için beslenmenin temelinde ekmek vardır. Ekmek demek un demektir. Ama çok eskilerdeki gibi doğal un ile yapılmış esmer ekmek olmalıdır.

Günümüzde buğday un haline getirilirken,yanlış ve hatalı reklamların etkilemesi sonunda bizler buğdayın içindeki ana besin maddeleri, vitaminler ve mineraller çıkarılıp atılan,sadece rengine hayaran kaldığımız beyaz unla yapılan ekmekle besleniyoruz, kepekli ekmek istersen daha pahalı kepekli ekmek almak zorundasın.Uygulanan yanlış buğday ve un politikaları sonunda halkın sağlıklı beslenmesine imkanı elinden alınmış oluyor. Eski usul değirmenlerde buğday öğütülerek kepekli un ile ekmek yapılmaya devam edilseydi şimdilerde moda olan vitaminlere onca paralar ödeyip kullanmayacaktık. DEVAMINI OKU »

Kahvaltıdan Asla Vazgeçmeyin!
Tarih: 15 Nisan 2009 - 291 kez okundu. - Yorum: 0

Geleneksel Türk mutfağında kahvaltının çok önemli bir yeri vardır.Kahvaltı bazı bölgelerde ana besin maddelerinin tüketildiği ana öğün yemeği de sayılan geleneğimizdir.
Sofrada çorba da bulunur pilavda…Yanında peynir, yumurta, terağı, pekmez üstüne içilen çay, süt veya ıhlamur.
Kahvaltı hazırlanan yöredeki genel yeme içme kültürü ve ailenin ekonomik ve gelenek görenek , tahsil ve kültür durumu ile yakından ilgilidir, memurlar,tarlada çalışanların farklı gıdalar yemeleri gerektirdiği için kahvaltı sofralarındaki yiyecekler değişiklik ve zenginlikler gösterir.

Türk kahvaltı sofrasının vazgeçilmez lezzetleri arasında yöresel farklılıklar olsada değişmiyen ortak lezzetler vardı. Mis gibi kokan kızarmış ekmek dilimleri,taze pişen bazlama,akıtma,pişi,yufka ekmeği,pazar sabahı çarşı fırınlarında yapılan çeşitli pideler, beyaz peynir,keçi peyniri,çömlek tulum peyniri,otlu peynir,tel peynir, sahanda yumurtayı, siyah ve yeşil zeytini sayabiliriz. DEVAMINI OKU »

Türk Kahve Kültürü
Tarih: 10 Nisan 2009 - 275 kez okundu. - Yorum: 1

Kahve’nin kültürümüzdeki gelişimi ve öğrendiklerimiz

Çocuklar kahve içmez kararırsın diyerek yasaklarlardı büyüklerimiz, bende mis gibi kokan taze kavrulmuş kahvenin kokusunu içime çeke çeke “ne zaman bende büyüyüp içeceğim ananeciğim” diye sorardım.

Annanem “anakız” hanım, ehl-i keyif, kahve tiryakisi  bir hanımdı. Tüm tanıdıkları, hediye olarak annaneme çiğ kahve getirirlermış,(eskilerden kalan bir adettir derdi ananem.) çünkü kahve her zaman satılmaz ve dükkanlarda bulunmazmış. Annaneme “hala” diye hitap ederlerdi ve Anakız hala “”senin kahvenin lezzetini başka bir yerde bulamıyoruz , hanımlarımıza ögretmiyorsun diye takılırlardı. DEVAMINI OKU »

Türk Yemek Kültürüne Hizmet
Tarih: 5 Nisan 2009 - 184 kez okundu. - Yorum: 0

Kültür, belirli bir kökten gelmiş bir toplumun ana mayasıdır ve  toplumun sahip olduğu geçmiş değerlerini anlatır. Bir  toplumun dili, yazısı, tarihi, dini, töresi, edebiyat ve sanat birliğine sahip çıkılarak nesillere aktarılır.
Bir toplumun benliğini oluşturan bu ortak değerler, o toplumun diğer toplumların kimliklerinden nasıl ve nerede ayrıldığını belgeler. Bir toplumun üyesi olan her kişinin yapısında ve benliğinde, o toplumun mayasından bir parça bulunur.

 Kutadgu Bilig ile Divan-ı Lûgati’t Türk isimli muazzam eserler, kültür hazinelerimizdendir , eskilerden yaşananların bize yazılı olarak aktarıldığı belgelerdir. Bu kaynaklardan kültürümüz ile ilgili pek çok unsuru öğrenebiliyoruz. Kutadgu Bilig ve Divan-i Lügati’t Türk’te Türk millî bünyesinin ortaya konulduğunu görüyoruz. Divan-i Lügati’t Türk’te bu millî bünyenin dış yapısı üzerinde durulmuştur. Kutadgu Bilig ‘de ise bu bünyenin iç kısmıyla ilgili esaslar yer almaktadır. Bu eserlerden Türklerin yaşama şekilleri, dünya görüşü, gelenek ve görenekleri vb. öğreniyoruz. Bütün bu bilgiler bize yazılı belgeler ve dil vasıtasıyla intikal etmiştir.  DEVAMINI OKU »

Dünya Su Forumunda Emperyalizmin Bir Başka Oyunu Daha…
Tarih: 23 Mart 2009 - 295 kez okundu. - Yorum: 1

“Dünya Su Forumu” bundan bir hafta önce İstanbul’ da başlatıldı ve 22 Mart Pazar günü de sona erdi. Yurt içinden ve yurt dışından pek çok akademisyenin katıldığı ve tartıştığı bu forum ne anlama geliyordu ki, İstanbul’ da trafikte çok özel önlemler alınarak bir hafta boyunca belli başlı yollar trafiğe kapatıldı ? İstanbul’ da yaşayan ve kimi üst geçit korkuluklarına asılı ilanlarda bu forumun ilanını gören kaç kişi forum hakkında bilgi sahibi acaba? Ve kimi akademisyenlerin el birliği ile çevirdiği oyundan ve sonuçlarından haberdar mıyız acaba? diye düşünürdek aşağıdaki yazı ile karşılaştım. Yeniçağ gazetesinde “Selda Öztürk Kay” ın yazmış olduğu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.

Su yaşam kaynağımız ve insanoğlu için önemini hepimiz biliyoruz. Susuz ne bizler ne de diğer canlılar yaşamlarını sürdürebilir. Geçmişi atalarımızdan miras aldık, çocuklarımıza bırakacağız diyorsak eğer, neler bıraktığımızı da bilmemiz gerekir…

–Selda Öztürk KAY  (Yeniçağ Gazetesinde alıntıdır)–

Su Forumu’nda Fırat ve Dicle’nin uluslararası konsorsiyumun yönetimine devredilmesini sağlamak amacıyla bir zemin oluşturuluyor

Su kaynakları üzerinde egemenlik kurmak isteyen küresel tekellerin zirve toplantısı olarak bilinen “Dünya Su Forumu” İstanbul’da başladı. 22 Mart tarihine kadar sürecek forum nedeniyle çeşitli ülkelerden devlet başkanları, bakan ve milletvekilleri ile yerel yönetici ve akademisyenler Türkiye’ye geldi. DEVAMINI OKU »

Toplam 41 sayfa, 20. sayfa gösteriliyor.« İlk...1018192021223040...Son »


Creative Commons v3 ile Lisanslanmıştır!


© Tüm Hakları Saklıdır - Kaynak belirtmeden alıntı yapılamaz! Türkiyenin ilk yemek televizyonu resmi blogudur.
Blog yazılımı'nı açık kaynak kod kullanıyoruz, lisansı burada. Geliştiren : Fatih Toprak.