İzmir TRT Yolculuğu
TRT TürkSite Programını izlemek için TIKLAYINIZ.
Yine ateÅŸli ve aÄŸrılı bir süreç geçirdim. Bu sene bağışıklık sistemimi yeteri kadar güçlendirememiÅŸim ki, sık sık hastalanıyorum. Düşmeyen inatçı ateÅŸ ve romatizma aÄŸrılarının ataÄŸa geçmesi beni yıldırmaya çalışıyor, ama pes etmiyeceÄŸim. Planlanan iÅŸleri yetiÅŸtirmek ve verilen sözlerin tutulması için de Allah’ ın izni ile çabalıyorum.
İzmir yolculuğu yaklaştıkca gözümde büyüyordu. TRT Int kanalında yayınlanan TürkSite programının canlı yayın konuğu olacaktık. Uçak biletlerimiz Cumartesi günü için alınmıştı. Ancak Çarşamba günkü kötü uçak kazası haberi bizi korkuttuğu için biletlerimizi iptal etmek durumunda kalmıştık. Işıl zaten uçakla gitmek istemiyordu. Yolculuğumuzu otobüs ile yapacaktık.
Hollada da düşen uçağın manzarası, bizleri çok üzdü ve bir o kadar da düşündürdü. Kaza ile ilgili ilk önce ölen kimsenin olmadığını duyuruldu, sonra ölü var dendi, sonra ölenlerin sayısı arttı. Hollanda yetkilileri kaza ile ilgili basın toplantıları yaparken, bizden hiç bir devlet yetkilisi veya THY yetkilisi basın bülteni yapmıyordu. Haberler doÄŸru deÄŸildi. Gerçi bu akÅŸam Hollanda yetkilileri yaptıkları basın açıklamasında , neredeyse tüm hatayı pilotlara yükledi , ama yine de kaza yapan firmaya bir güvensizlik oluÅŸmuÅŸtu, ve biz de karayolu ile gidecektik İzmir’ e. Yarım saatlik yolu 8 saatte gidecektik.
Sabah otobüsle yola koyulduk . YolculuÄŸumuz sırasında Sabaattin Ali‘ nin “Kürk Mantolu Madonna“adlı kitabını okumaya baÅŸladım. Işıl okuduktan sonra çok etkilendiÄŸini, beÄŸendiÄŸini söylemiÅŸ kitabı önermiÅŸti. Geç de olsa Sabahattin Ali’ nin kalemi ile tanışmak bana mutluluk verdi. Her okuyanda derin bir etki yaptığını bildiÄŸim bu kitabı eÄŸer okumadıysanız okuyun, tavsiye ederim.
Bursa’ ya yaklaşırken , yüksek irtifalarda yol kenarlarında biraz kar vardı. DaÄŸları aÅŸtığımızda ise, özlediÄŸim yeÅŸille karşılaÅŸmıştım. İstanbul’ da özlemini çektiÄŸimiz yeÅŸil, otobüs camının ardından bile gözlerimi doyurup kokusunu da beraberinde getirmiÅŸti. DoÄŸa uyanmaya baÅŸlamıştı, bizler İstanbul’ da kalabalık, kirlilik, keÅŸmekeÅŸ arasında boÄŸuÅŸurken nasıl farkedelim ki?
İzmir’ in paça çorbası dil eti ile yapılıyormuÅŸ!
Tekrar yolculuÄŸumuza döneyim. Bursa’ dan sonra Balıkesir ve Manisa’ yı da geçtikten sonra nihayet İzmir’ e varmıştık. Otelimize yerleÅŸtik ve akÅŸam yemeÄŸini yemek için bir lokanta aramaya koyulduk.
Yorgun olduÄŸumuz için otele en yakın lokantaya girdik. Yemek listesine göz gezdirdik. Işıl paça çorbası istedi, ben de Urfa kebabı sipariÅŸi verdim. Kısa bir süre sonra Işıl’ ın çorbası geldi.
Işıl ilk kaşığı alır almaz beÄŸenmediÄŸini anlamıştım. Işıl tepki olarak “Bu paça çorbası felan deÄŸil, olsa olsa un çorbası” dedi ve yemeyi bıraktı. Genel olarak yemek konusunda çok hassas olduÄŸu için Işıl’ ın abarttığını düşündüm ve bir kaşık tadına bakmak istedim. Çorbanın kokusu burnuma geldiÄŸi an bildiÄŸimiz paça çorbası ile bir alakası olmadığını anlamıştım. Et olarak içine dil eti atmışlardı, kıvam için ise bolca un kavurmuÅŸlardı. Garsonu ve sonrasında lokanta aşçısını çağırdığımızda bize açıklama olarak paçanın İzmir’ de bu ÅŸekilde yapıldığını söylediler. İzmir’ de paça çorbasının , çorba un,yoÄŸurt ve yumurta sarısı ile miyane edilip üzerine dil parçaları ilave ederek servis yapıldığını ve İzmir’lilerin bu çorbayı çok severek yediklerini söylediler. Belki 10 sene MuÄŸla-Milas’ ta yaÅŸamamış olup İzmir’ i iyi tanımasak, veya 20 yılı aÅŸkın süredir İzmir’ in ilçesi Dikili’ de yazlarımızı geçirmesek inanabilirdik! Ancak dil çorbasını paça çorbası diye yutturma çabası bizim o gece gittiÄŸimiz iÅŸletmeye özgün birÅŸey olsa gerek.
Ben yine de ÅŸaşırdım tabi. Lokantada aşçılık yapan birisinin, bilerek veya bilmeyerek yemek kültürüne bu davranışları ile büyük zararlar verdiklerini belirttim. PiÅŸiriyor oldukları dil çorbasını “miyaneli, terbiyeli dil çorbası” adı ile sunabilecekleri önerisinde bulundum.
Aşçının tarifini sizlerle paylaşıyorum. Okuyunca sizler ne diyeceksiniz bakalım.
Urfa S. lokantasının kelle paça çorbası :
“YaÄŸ ile un kavrulur, sonra soÄŸuk su ile un açılır,inceltilir. DiÄŸer tarafta süzme yoÄŸurt, yumurta sarıları iyice çırpılır az su ile sulandırılır ve eritilen unlu karışıma devamlı karıştırarak yedirilir. Kaynayana kadar karıştırmaya devam edilir ki kesilme olmasın.Kaynayınca bir kenara alın. DiÄŸer bir tarafta dil etleri haÅŸlanır ve parça parça doÄŸranır. Müsteri kelle paça istediÄŸi zaman servis kasesinin dibine önce dil parçaları konur üstüne kaynatılmış olan sos ilave edilerek (yanına istenirse sarımsaklı sirke veya limon suyu kırmızı pul biber) servis edilir. Aşçı Ahmet Uzun’nun notu: Bu çorba tavuk eti ile de hazırlayabilir. İşkembe haÅŸlanarak iÅŸkembe çorbası da bu ÅŸekilde yapılabilinir.”
Dernekler ve federasyonlar nerede?
İşte bu yaÅŸananlardan çıkan sonuç yine aynı. Hep söylediÄŸim gibi, bu lokantaları denetleyen, yemeklerimizin doÄŸru tariflerle piÅŸirilip, satışa sunumlarını saÄŸlayacak ,doÄŸru reçetelerin öğretilerek devamlılığını saÄŸlayacak bir kurum olmalıdır. Devletimizin her konuya el atmasını beklemeden, insanlara sosyal hayatta faydalı olabilmek amacı ile kurulmuÅŸ olan pek çok mesleki derneklerin, yani konumuz yemek olunca ilgili dernekler de aşçılık derneklerinin, sadece festival , yarışma düzenleme iÅŸlerinden sıyrılıp biraz da gerçeklerle uÄŸraÅŸması gerekmektedir. Türk mutfağına hizmet edeceÄŸim sloganı ile ortaya çıkıp, sonra yurtdışından gelmiÅŸ olan bir aşçının kurduÄŸu milli takım ile yurtdışında yarışmalara katılmak abesle iÅŸtigaldir. Yemeklerimizin isimleri Türkçe kalsın sloganı ile çıkıp sonra “Ana yemek” demek yerine “main course” de yine dışı süslü içi boÅŸ iÅŸlerin göstergesidi. Onlarca dernek var, ve bunların baÄŸlı olduÄŸu da 2 ayrı federasyon. Peki bu federasyonlar yarışma düzenleyip kendi kendilerine madalya vermekten baÅŸka ne yapar? Veya kimi yörelerimizde yemek festivalleri düzenleyip sonra orda elde ettikleri kulaktan dolma bilgilerle, baÅŸkalarının bilgileriyle kitap bastırıp litaratüre kaynak kazandırdım hırsı ile nerelere gidilebilir ki acaba? Dernekler ve baÄŸlı oldukları federasyonlar ÅŸahsi emellere hizmet etmenin ötesine ne zaman geçecektir merak ediyorum doÄŸrusu. Umutsuz olsam da ben yine de İzmir’deki aşçı derneklerini göreve davet ediyorum.
Dönüş yolu
Gelen çorbayı içemesekte ardından gelen urfa kebaplarımızı keyifle yedik. Ve en sonunda yediÄŸimiz künefe midelerimizin mutlu olmasını saÄŸlamıştı. Ertesi gün ise Türksite programına katıldık. Çok keyifli geçmiÅŸti program. Program ekibini hem pozitiftiler hem de herkes iÅŸini çok iyi yapıyordu. Program sırasında “keÅŸ” konusuna deÄŸinmiÅŸtim. Parmesan peynir yerine bizim keÅŸimizi kullanmamız gerektiÄŸini söylerken bir de anlatıma süsleme kattım ki , program sonrasında herkesin söylediÄŸine göre ağızlarının suyu akmış:) İşte onları acıktıran anlatımın; Önce eriÅŸteleri haÅŸlayalım, üzerine mis gibi kokan bir tereyağı eritip içine keÅŸ parçacıklarına atarak az kavurun sonra eriÅŸtenın üstüne dökelim ve onun da üzerine nefis çiÄŸ keÅŸ rendesi ve dövülmüş ceviz….
Yayından bir kaç saat sonra dönüş yolundaydık. Ve bu birkaç saat içinde Milas’ ta oturduÄŸumuzdan beri eski dostum olan Nebahat hanım’ ı da görebilmiÅŸtik. Dönüş yolunda okuduÄŸum roman da bitmiÅŸti. Kürk mantolu madonna kahramanı Raif bey ile mutlaka tanışın…
AnnemMutfakta.tv ve TRT Türksite ekibi
Bu yazı toplamda 3186, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın


















2008 Kasim ayinda esimle birlikte Amerika`ya gittik.Yeni yila Texas medical center`da doktor olan oglumuzla birlikte girdik.Ve orada yasiyan ve calisan pek cok basarili Türk genci ile tanisma firsati bulduk. Sizin sitenizin populerligi ve verdiginiz hizmet gercekten inanilmaz. Sizin siteniz ve tarifleriniz, Turk marketlerinden alinan malzemelerle onlarin bir araya gelip turk yemeklerinin muthis lezzetlerini yasatmalarina,tatmalarina ve diger taraftanda muhabbetli ve keyifli saatler gecirmelerine vesile oluyor. Bu fevkaladeligi izlemek bizi gercekten cok duygulandirdi.
Sizleri gonulden tebrik ediyoruz ve tesekkur ediyoruz.
Hulya hanima ve isil hanima en guzel gunler diliyoruz efendim. SAYGILARIMIZLA