-Reklam-
Bir İlk – İSPAD Kadın Kolları Kuruldu
Tarih: 22 Kasım 2011 - 1.611 kez okundu. - Yorum: 1

20 Kasım 2011 Pazar günü İstanbul Profesyonel Aşçılar Derneği’ nin (İSPAD) yeni yönetim kurulu ve dernek üyelerinin tanışma toplantısı için Sürmeli Oteli’nde idik. Yeni Yönetim Kurulu üyeleri ve dernek çatısı altında oluşturulan yeni kollar tanıtıldı. İSPAD Başkanı Alpaslan, derneğin geleceğe yönelik projelerinden bahsetti. Başkan vekili Ümit Yılmaz, derneğin organizasyon şeması hakkında bilgi verdi. Ve nihayet bir ilk olarak hayata geçirdiğimiz ve benim de başkanlık görevini üstlendiğim, İSPAD “Kadın Kolları” nın duyurusu yapıldı. Bir ilk olarak başlattığımız bu oluşumun diğer aşçılık dernekleri için de örnek olacağından eminim. Önemli olan aşçılık mesleğinin gelişmesi için yapılan her çalışmanın içinde olmak ve çoğalmasını sağlamaktır. Bunun bilincinde olarak özellikle hanım aşçılarımız ile bir araya gelerek başarılı işlere imza atacağımıza da inancım büyük.

O gün ilginç bir konu ilgimi çekti doğrusu. Bir ilkin duyurusunu yapmamıza rağmen, salonda bulunan ve dakikada bilmem kare çekmek için fotoğraf çekmeye çalışan basın mensupları ( veya da kendilerine basın mensubu dedikleri için biz öyle sanıyoruz! ) nedense farketmediler. Yazık ki, sadece kendi kapasiteleri ölçüsünde haber yapmaya alışmışlar. Oysa ki kendine “basın mensubu” sıfatını yakıştıran kişilerin, çevrede olan biten “ilk”lere duyarlı olmaları gereklidir. Aksi halde hep aynı fotoğraflar, hep aynı satırlar ile bir ömür boyu yaz neye yarar. Yazılan satırlarda, yaşanan ömürler de suya yazılan yazı gibidirler.

O gün toplantı salonunda bulunanlara karşı yaptığım konuşma metnini de aşağıda. Gelişmeleri de bu sayfadan sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

” Değerli konuklar ve üyelerimiz,
Hepinize hoş geldiniz diyor, saygı ile selamlıyorum. DEVAMINI OKU »

2011′de Kurban Bayramı’nda Yenidoğan’daydık…
Tarih: 13 Kasım 2011 - 634 kez okundu. - Yorum: 0

Bayram Baklavası

2011 yılı ne zaman geldi de geçti, hala anlayamıyorum. Yıllar mı çabuk geçmeye başladı yoksa bize mi öyle geliyor diye düşünür dururuz ve aramızda konuşuruz dostlarla. Eminim aynı şekilde birçokları da aynı kaygıya düşmüştür. Yapacak çok iş var ama ne yazık ki zaman yetmiyor gibi geliyor çoğu zaman. Kim bilir, belki de zamanı iyi yönetemediğimizdendir böylesi bir sürat. Sebep ne olursa olsun 2011 yılının sondan 2. ayı içinde Kurban Bayramı’nı da geride bıraktık.
Önceden planladığımız 10 günlük tatilini ne yazık ki gerçekleştiremedik. Hastalıklar yüzünden soğuk havada evden çıkmamayı tercih ettik. Hastalanan torunum Doruk olunca onu bırakıp gitmeyi de istemedik. Neyse ki 3 gün içinde vücuduna nüfus eden mikroplar etkisini azaltıp ateşi düşünce ani bir karar ile geç de olsa tatilimize başlayalım dedik ve yola koyulduk.

Bayramın son günü nihayet köydeydik. Köye varır varmaz da bayram ziyaretlerimizin bir kısmını gerçekleştirdik. Önümüzde sadece 3 gün olduğu için bir kaç günlük faaliyetleri tek güne sığdırmamız gerekiyordu. Ama yağmur da bize kalan günlerde yüzünü gösterdiği için, romatizma ağrılarım pek de fazla faaliyet gerçekleştirmemize izin vermedi. Buna rağmen mantar bulma umudu ile dağa tırmanıp yaylaların bulunduğu bölgelere gittik. 4 koldan, 1 kol da Doruk’u eklersek 5 koldan dağıldık ve mantar aramaya koyulduk. Önceki yağan yağmurun ardından çıkmış olan mantarlar çoktan köklendikleri için bizlere sadece yerinde yeller esen köklere bakıp bir “of” çekmek kalmıştı.

Saat 5′e doğru, neredeyse bir anda kararan hava görüşümüzü de tamamen ortadan kaldırınca, gece karanlığına varmadan dönüş yoluna koyulduk. Neyse ki elim boş dönmeyecektim. DEVAMINI OKU »



Creative Commons v3 ile Lisanslanmıştır!


© Tüm Hakları Saklıdır - Kaynak belirtmeden alıntı yapılamaz! Türkiyenin ilk yemek televizyonu resmi blogudur.
Blog yazılımı'nı açık kaynak kod kullanıyoruz, lisansı burada. Geliştiren : Fatih Toprak.