-Reklam-
Ağlarsa Anam Ağlar, Gerisi Yalan Ağlar!
Tarih: 7 Mayıs 2011 - 766 kez okundu. - Yorum: 4

Tüm anneler özeldir. Herkesin annesi ayrıca “en özel”dir. 9 ay bizi karnında taşıyan, var olduğumuzdan itibaren her türlü anımızı gerçek duygularıyla yaşayan da annelerimizdir. Derler ya “Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar” diye. Çocukluğumuzda olsun, büyüyüp yetişkin olduğumuzda olsun, başımıza gelen her türlü derde bizden fazla üzülen de yine annelerimizdir. Yılların yaşanmışlıklarını içinde biriktiren ve çoğu zaman da bunların kendine zarar verdiğini farkedemeden zamana kendini bırakmış ve ancak hastalandığı zaman durmak zorunda kalmış olanlar da annelerimizdir. İşte annem de bundan 15 yıl öncesinde, 1997 yılında, tam da üniversiteden mezun olmama 1 ay kala romatoid artirit hastalığına yakalandığını öğrenmişti.

Annem ve babam bu hastalığı öğrenmişlerdi, ancak kardeşim ile ben ne yazık ki annemin ağrılarından dolayı döktüğü gözyaşlarını artık içine akıtmayıp sesli olarak hıçkırdığı zaman öğrenebilmiştik. Gündüzleri hareketsiz yatıyor, geceleri ise artan iltihap yüzünden ne yazık ki saatler boyu acıdan kıvranıyordu. Ben ise geceleri bu yüzden uyuyamıyor, çok üzülüyordum. Tedaviye başladıktan hemen sonra ilaçlar tesir etmediği için de ağrılarının dinmesi bir kaç ayı bulacaktı. İltihaplı romatizma hastaları çektiği acıları tarif ederlerken “Eklemlerim matkapla oyuluyor sanki” derler. İşte annem bu derece dayanılmaz acıları ile çırpınırken bile, 1 ay sonra teslim etmem gereken bitirme projeme kafamı veremediğimi düşündüğü için Dikili’ye gitmişti. Ben annemin acılar çektiğini düşünerek, zorla geçen zamanı belki de hızlandırarak, nihayet projeyi teslim edip Dikili’ye gitmiştim. Çok zor günler geçiriyordu annem. Tek bir parmağını dahi 1 cm hareket ettiremiyordu, sabahları 1 saat yataktan kalkamıyordu, kalksa bile yine ağrılar yüzünden acı çekiyordu. Ve sonraları ilaçlar etkisini göstermeye başlayınca acıları da yavaş yavaş azalmaya başladı. DEVAMINI OKU »

Hıdırellezi Kutluyoruz
Tarih: 4 Mayıs 2011 - 528 kez okundu. - Yorum: 2

HIDIRELLEZ ‘de yapılan “Varlık Mayası” ve “Yokluk Mayası” hazırlanışını izlemek isterseni TIKLAYIN.

Hıdırellez, Türk dünyasında kutlanan mevsimlik bayramlarımızdan biridir. Hıdrellez günü, Hızır ve İlyas peygamberlerin yer yüzünde buluştukları gün olduğu sayılarak kutlanmaktadır.

Milletlerin oluşmasında kültürlerin yeri ve önemi büyüktür. Kültürleri oluşturan önemli unsurların başında ise gelenek-görenek, töre, tören ve inançlar gelmektedir.

Gelenekler, tarihi kesin olarak tespit edilemeyen dönemlerden kalmadır. Neden, niçin, nasıl gibi sorular sorulmaksızın atadan oğula kalmıştır. Hukukun bile yetersiz kaldığı zamanlar olmuştur, ancak gelenekler milletleri ayakta tutmayı başarabilmiştir. Bu özellikleri ile millet bağını güçlendiren önemli unsurlardır gelenekler, Türk kültürü içinde canlılığını koruyan geleneklerden biri de “Hıdrellez”dir. Hıdrellez geleneği, bir bayram olarak bütün Türk milletinin topluca katıldığı, kutladığı, bir takım töreleri yerine getirdiği bir bahar bayramıdır. Oldukça eski bir devire inen bu kutlamalar,anadan kıza, babadan oğula günümüze kadar intikal etmiştir. Hıdrellez’den sonra yazın geldiği inancını yaşatan Türk toplumu, Hıdrellez’le birlikte artık karakışın geride kaldığını görmekte ve gelecek günlerin tabiatın canlandığı, yeşerdiği bahar ve yaz günleri olduğunu vurgulamaktadır. İşte böyle bir günü, bir dönüm noktasını “bahar bayramı” olarak bütün imkanlarıyla, duygularıyla, sevinciyle kutlamaya çalışmaktadır. Yüzyıllardır kültürümüz içinde var olan ve günümüzde de canlı bir şekilde hayatını devam ettiren Hıdrellez geleneği, halkın ortak ürünleri olan: maniler, ninniler, atasözleri, bilmeceler vb. ürünleri yanı sıra halk şairlerinin şiirlerine de yansımış, aşıkların tellerinde türkü, dillerinde koşma, semai ve destan olmuştur. DEVAMINI OKU »



Creative Commons v3 ile Lisanslanmıştır!


© Tüm Hakları Saklıdır - Kaynak belirtmeden alıntı yapılamaz! Türkiyenin ilk yemek televizyonu resmi blogudur.
Blog yazılımı'nı açık kaynak kod kullanıyoruz, lisansı burada. Geliştiren : Fatih Toprak.