-Reklam-
Yılbaşlarında tatsız hindilere tat vermeye çalışıyoruz artık…
Tarih: 1 Ocak 2010 - 180 kez okundu. - Yorum: 2

Çok eskilerde, yeni yılı karşılarken, ailecek , kalabalık olacağından dolayı, büyük odalı ve rahat ısıtılan bir evde toplanılırdı. Yeni yıl için ortaklaşa yemekler hazırlanır, yemeğin ardından da ud veya kanun çalan babalarla birlikte güzel sesli annelerin söydediği fasıllarda şarkılarla,türkülerle eğlenilirdi.

Bir araya gelen akrabalar veya ahbaplardan kim en iyi neyi yapıyorsa onu yaparak ev sabibinin daha az yorulmasını sağlarlardı. Pek çok çeşidin bulunduğu lezzetli sofralar hazınlanırdı. Aklımda kalanlar, su böreği, zeytinyağlı barbunya pilaki, zeytinyağlı karışık sarma, peynir salatası, karışık salata…Bunlar ve dahası yeni yıl karşılamasında pişirilirdi. Sucuk ve evde hazırlanan pastırma sofrada olmazsa olmazlarındandı.

Çiftlikten gelen özel olarak beslenmiş, kuru yolum yapılarak tütsülenen hindi, kurulanarak doluma hazırlanırdı. Sonra hindi, annemin hazırladığı tavuk suyu ile pişirilen iç pilavla doldurulur ve  yorgan iğnesine geçirilen iplikle dikilirdi. Hazırlanan büyük bir kazan içine konan özel sacayağı üzerine hindi yerleştirilirdi. Kazanın dibine hindinin değmeyeceği miktarda su konarak kazanın kapağı hamurla sıvanıp kapatılırdı. Kazanın altı önce harlı, sonra kışık ateş ve sonraları kor takviyesi ile başından ayrılmadan 4-5 saat veya hindinin büyüklüğüne göre 5-6 saat içinde pişirlirdi.

Kazan kapağı tamamen hamurla kapatılırken 1 santimlik bir kısmı açık bırakılırdı. Anneme nedenini  sorduğum zaman; “fazla buharın çıkarılması için gerekli”yanıtını verirdi. Pişirme süresinde ara ara bu delik hamurla sıvanır, tekrar açılırdı.(Düdüklü tenceresinin buluş aşamasında , bu tekniğin ilham verdiğini düşünüyorum.) DEVAMINI OKU »



Creative Commons v3 ile Lisanslanmıştır!


© Tüm Hakları Saklıdır - Kaynak belirtmeden alıntı yapılamaz! Türkiyenin ilk yemek televizyonu resmi blogudur.
Blog yazılımı'nı açık kaynak kod kullanıyoruz, lisansı burada. Geliştiren : Fatih Toprak.