-Reklam-
Geliyor yeni yıl 2009
Tarih: 30 Aralık 2008 - 52 kez okundu. - Yorum: 1

2009 yılı tüm insallığa huzur, sağlık ve bereket getirsin. İnsanların egolarının törpülendiği , insani duyguların çoğaldığı bir dünya düzeninde yaşamasını ve doğru kararların alındığı ve uygulandığı, silahsız ve savaşsız, tüm dünya yoksulların doyurulduğu, sömürülerden uzak, paylaşımların bol olduğu seneler geçirmemizi dilerim.

Ayrıca tüm üyelerime ve okurlarımada, sağlıklar, huzur ve bereketler getirmesini dilerim.
Biten bir yılın ardından, son günün gecesi, yeni yılın ilk saatleri genellikle eğlenceli kutlamalarla geçirilir. Yeni yılın ilk saatleri için aile içinde güzel sofralar özenle hazırlanır veya evde geçirmek istemeyenler ilk saatlerini özel bir yerde kutlarlar. Ancak hem evde kutlayanlar, hem de dışarda kutlayanlar o saatlerde lezzetli yemek yemek, yeni yılı daha keyifli karşılamak isterler, dilerler. Ben çocukluğumda yılbaşı gecesi oynadığımız tombalaları unutmam. O zamanlar televizyon olmadığı için gözlerimiz tombala kağıdında, kulağımız ise hem radyo hem de duyacağımız sayılarda olurdu.

Küçülen dünyada yeni bir seneyi karşılamak için yapılan yemeklere birlik ve beraberliklere başka başka anlamlar yüklemek bence yanlıştır. Hayat şartlarının bir araya gelmeyi bile zorlaştırdığı günümüzde, aile bireyleri bu vesile ile biraraya gelme fırsatını da yakalamış olur.
Kutladığımız yeni bir yıl aslında bir yaş daha yaşlandığımızdır, ancak biz hep belki sağlık, belki para belki huzur dileriz.

Günümüzde en çok ihtiyaç duyulan şey bireylerin birbirlerine karşı hoşgörülü olmalarıdır.
Herkes bir diğerinin yaşamına, inancına, gelenek ve göreneklerine saygılı olmalıdır. Toplumda kimse, kimseye dayatma yapmamalıdır. Köklü kültürümüzden bizlere kalan güzel bir mirasımız da bu hoşgörüyü yitirmeyiş oluşumuzdur.

Ben yaşamda, nefes alıp nefes vermenin, çok önemli olduğunu yaşayarak bilenlerdenim. Sağlığın kıymetini ne yazık ki onu kaybedince anladım. Bu yüzden de çevremdeki herkese sağlıklarını kaybetmeden değerini farketmeleri için hatırlatmalarda bulunuyorum.
Allahın izni ile, günlük yaşamımda Yunus‘un, Mevlana‘nın, Hacıbektaşı-Veli’nin söylemlerini veya ögretilerini özümseyerek okumaya ve yaşamımda uygulamaya çalışıyorum. DEVAMINI OKU »

Karmaşadan Çıkan Lezzettir Aşure
Tarih: 24 Aralık 2008 - 159 kez okundu. - Yorum: 0

Muharrem ayı Hicri takvimin birinci ayıdır. Onuncu günün  ismi ise “Aşure“dir. “Aşere” Arapça’ da “on” anlamına gelir.

Peygamberimiz Hz. Muhammet,  Medine’ye hicretten sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi. “Bu ne orucudur?” diye sordu. Yahudiler, “Bugün Allah’ın Musa’yı düşmanlarından kurtardığı Firavun’u boğdurduğu gündür. Hz. Musa şükür olarak bugün oruç tutmuştur” dediler.  Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, “Biz, Musa’nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz” buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.

Aleviler  muharrem ayının ilk 12 günü, “kerbela” felaketini anarak matem içinde oruç tutarlar. Kerbela olayında Hz. Ali’ nin oğlu Hz. Hüseyin şehit edilmiştir. Orucun bitiminde , İmam Hüseyin’in oğlu İmam Zeynel Abidin’in Kerbela’da kurtulması ve Hz. Ali soyunun ondan sürmesinden duyulan memnuniyeti ifade etmesi için aşure dağıtılır. Aşura Aleviler için aynı anda lokma’dır. Lokma’nın anlamı ise paylaşımdır. Türk kültüründe ve haliyle Alevilerde paylaşımın yeri çok önemlidir. Bu sebeple Aleviler Hakkın rızası için, tuttuğu oruçlar niyetine de aşureleri lokma niyetine yapar ve dağıtır. 12 imamlar adına 12 gün oruç tuttuktan sonra, 12 inci günü ,12 malzeme ile pişirilen aşure komşuya ve fakirlere dağıtılır. Bu aşurenin içindeki 12 adet gıda maddesi;aşurelik buydağ, su, şeker, susam, nohut, bakla, fasulye, üzüm, incir, kestane, nar, fındık veya cevizdir. DEVAMINI OKU »

Geçmişten Gelen Lezzet Ayva Murabbası
Tarih: 21 Aralık 2008 - 247 kez okundu. - Yorum: 0

Murabbanın yapılışını izlemek isterseniz TIKLAYINIZ.

Murabbadan yapılan öksürüğe iyi gelen palizenin yapılışını izlemek isterseniz TIKLAYINIZ.

Nihayet yapılış sırası, çok özel bir lezzet olan Murabbaya geldi.
Tükenmez” , “boza“, “kifaye“nin, çekimleri yapıldı, montajları sıra bekliyor. Eskiye ait bu içeceklerimizin gençlerimizle de buluşması gerekliliğine inanıyorum. Lezzeti anlatılmaz, ancak yapılarak denediğinizde hak vereceksiniz bana ve sonrasında sizde yapalım diyeceğinizden eminim.
Sizlerin de muhakkak ki özel tarifleriniz vardır, lütfen bu bilgilerinizi paylaşın, yazın ki değerlensin, yapılır olsun denenir olsun, kültürümüz devam edebilsin. Günümüzdeki yapay tatlara evlatlarımızı mahkum etmiyelim. DEVAMINI OKU »

Hünnap Meyvesinden Reçel
Tarih: 16 Aralık 2008 - 268 kez okundu. - Yorum: 16

Hünnap reçelinin yapılışını izlemek isterseniz TIKLAYINIZ.

Hünnap ağaçı dikenli bir yapıya sahiptir, meyveleri büyürken, önce yeşil zeytine benziyor, sonraları irileşiyor ve rengi sarıya daha sonra hafif koyu kiremit rengine dönüşüyor. Küçük ceviz büyüklüğünde ve bir çekirdeği olan şifalı meyvenin tadı da iğdeyi andırır.

Hünnap ağaçı birçok iklime uyum sağlamakla birlikte, bol ve kaliteli meyve vermesi için sıcak yazlara ihtiyaç duymaktadır. Marmara, Batı ve Güney Anadolu bölgelerimizde yetişmektedir.  Ayrıca Doğu Karadeniz, Çoruh vadisi ve Ege Bölgesi’ nde de az da olsa yetiştirilmektedir. DEVAMINI OKU »

Eski Şerbetlerden Tükenmeyen Tükenmez
Tarih: 14 Aralık 2008 - 180 kez okundu. - Yorum: 6

Tükenmezin yapılışını izlemek isterseniz TIKLAYINIZ.

Bizler, verimli toprakları ve güzel iklimi olan, büyük bir kültür mirasına sahip vatanın evlatlarıyız. Türk’ ün kültürünü nesilden nesile aktarmak hepimizin görevidir. Bilinen yöresel kültür değerlerimizin kayıt altına alınarak devamlılığını sağlamak her vatandaşın görevi olmalıdır diye düşünenlerdenim.

Her şeyi devletten beklemek bana ters geliyor. Okumuş, yetişmiş kişiler belli bir seviyeye geldikleri zaman, güçleri nispetinde bu kültür değerlerimizi sahip çıkarak ve tanıtmak için çalışmalıdırlar.

Yöresel lezzetler çok değerlidir ve özüne sadık kalarak tanıtılmalıdır. Ananelerimiz, babannelerimiz, aile büyüklerimiz ,bizler için canlı tarihdir, onların çocukluğunda yapılan lezzetleri anlattırarak kayda geçirmeliyiz ki, kültürümüz nesilden nesile aktarılarak devam edebilsin.

Günümüzde pek çoğumuzun ismini ve tadını unuttuğu veya hiç bilmediği, annanelererimizin,annelerimiz ve babalarımız evlerde hazırladıkları ve severek içilen lezzet pınarı “Tükenmez“in yapılışını sizler için sitemize ekledik.

Tükenmez, eskinin bilinen şırası, şurubu, şimdinin unutulmuş içeceğidir. Ancak az da olsa günümüzde yapıla gelmektedir.

DEVAMINI OKU »

Bir kurban bayramını daha geride bıraktık
Tarih: 11 Aralık 2008 - 201 kez okundu. - Yorum: 1

Bu kurban bayramımızı da eşimin memleketi Kastamonu iline bağlı Tosya ilçesinin Yenidoğan köyünde geçiriyoruz. Hava çok soğuk olmasına rağmen dışarıda kurbanlık hazırlıklar, aile ziyaretleri sokakları hareketli hale getirdi. Torunlar ve çocuklar atalarını ziyarete gelmişler. Hem sevdikleri ile özlem gideriyorlar, hem de kış için kurban kesiminden sonraki kışlıklarını hazırlayıp yine gurbete gidiyorlar.  Doruk’ da bu bayram tatilini farklı değerlendirmek istedi. Artık 5 yaşına girmeye yaklaştığı için kendi kararları da olmaya başladı. Bize düşen elbette onun kararlarına saygı duymak. Mutlu olsun tek istediğimiz bu…Ama ben yine de çok özledim torunumu:).

Yazılarıma bir süredir ara verdim. Bunun sebebi köyümüze kurban bayramı tatilinin başladığı gün gelmemiz. Tüm kamu kuruluşları tatilde olduğu için bizim de maalesef adsl bağlantımız olamadı. Işıl’ ın dediğine göre, internetin Türkiye’ ye ilk geldiği zamanlardaki hızdan bile daha yavaşmış bağlantımız. O yüzden de msn de üyelerimle konuşamıyorum. Ancak birkaç günün özetini, kurban etinin değerlendirmesini anlatarak yapacağım. Umarım faydalı olur. Yüzyıllardır Anadolu’ da ,babaların kestiği kurban etlerinin, anneler tarafından özenle , hiçbir eti zayiata uğratmadan hazırlamaları ve sonraki aylar için saklama yöntemleri oldukça önemlidir. Ve bu yöntemlerin nesilden nesile aktarılması, Türk kültürünün devamı için de diğer kültür değerlerimiz gibi, önemlidir. DEVAMINI OKU »

Bayram geliyor hoş geliyor, evlere bereket geliyor.
Tarih: 5 Aralık 2008 - 107 kez okundu. - Yorum: 2

Bayram yaklaştı yine telaş ve güzel ve özel hazırlıklar başladı.Ne mutlu bu heyecanı duyan ve hazırlananlara, çocuklarına göstererek yaşatanlara.
Kültürümüzün zenginliklerini, yavaş yavaş yitiriyoruz.Sadece sizin, benim bireysel çabalarımızla sahip çıkmamızla güdük kalıyor.
Geçmişini kültürlerini gelecek nesillere doğru ve yaşatarak aktaramayan toplumlar, çok çabuk kültür erezyonuna uğratılıyor, önce yozlaştırılma sonrası da yok olmaya aday oluyorlar ve iş işten geçmiş oluyor.
Geçmişimizin güzel gelenek,görenek ve adetlerini günümüze uyarlamak ve modern cağımızın kültürleri ile harmanlanırken ,kültürlerin gelişimlerini iyi izlemek ve dengelemek gerekiyor.
DEVAMINI OKU »

Hazır gıdalar ve sağlığımızı bekleyen tehlikeler
Tarih: 1 Aralık 2008 - 172 kez okundu. - Yorum: 0

Günümüz de gelişen teknoloji ve hayat pahlılığı ve kadınların çalışma hayatında yer alması ile mutfak ve yemek hazırlanması, pişirme tekniği çok gelişmiştir ve hazır gıda tüketimi çok artmıştır.

Bu konudaki gelişmeler tabiki çok sevindirici, çalışan kadının ve ailesinden uzak çalışan yanlız yaşayan kişilerin de işlerini kolaylaştıran,pratik,daha ekonomik olduğu iddia edilen hazır gıdalar yeterince güvenli mi? .

Dayanması için kullanılan katkı maddelerinin kontrolleri yapılıyor mu?
“E” ile başalayan çeşitli katkı maddelerinin sağlığımıza verdiği zararları araştırıyor musunuz?. DEVAMINI OKU »



Creative Commons v3 ile Lisanslanmıştır!


© Tüm Hakları Saklıdır - Kaynak belirtmeden alıntı yapılamaz! Türkiyenin ilk yemek televizyonu resmi blogudur.
Blog yazılımı'nı açık kaynak kod kullanıyoruz, lisansı burada. Geliştiren : Fatih Toprak.