Pazartesi günü Doruk’un tatli sona erdi, İstanbula döndü. Ev birden boşaldı ve sessizleşti, elim boşa çıktı.Söz de ben biraz dinlenecek ve ramazan çekimlerine devam edecektim. Diğer bir yandan da yine yöresel yemekleri araştırmalarıma devam edecektim.
Salı günleri Dikili’nin pazarı. Pazar alışverişi de , Doruk ve dedesi burda olmayınca:) Işıl ve bana kaldı.
Kafamdaki plan, pazardan sadece Bergama tulumu, keçi payniri,meşhur lor’umuzu , taze incir kurusunu da alıp eve dönmekti.
Ancak Ben ve pazar bir araya gelince durum hiç de planladığım gibi olmadı. Mevsiminde her şey taptaze sergilere konmuş, pazar yeri mis gibi sebze ve meyve kokuyordu. Herşey ucuzlamıştı. Dahası pazara girişte gördüğüm 1 ytl olan etiketteki fiyat dönüşümüzde değişmişti. Bir kaç saatlik süre zarfında, pazarcı fiyatı indirme gereksinimi duymuş. Yazlıkçılar döndüğü için talep de azdı tabi. Pazarcıların çoğu Dikili sakinlerinden, yıllardır görmeye alıştığımız simalar. DEVAMINI OKU »




